EĞİTİMDE HAKLAR BİLDİRGESİ
‘Çocukların eğitimde hakları var’
FİGEN ATALAY
Zorunlu eğitim çağındaki yüz binlerce çocuk ilköğretime devam edemiyor. Zorunlu ilköğretime erişim bile engellilik, cinsiyet, bölgesel farklar, sosyoekonomik durum gibi temellerde eşitsizlik içeriyor. Farklılıklar, zenginlik yerine tehdit olarak öğretilebiliyor. Eğitimde şiddetin her türü yaygın biçimde yaşanıyor.
Eğitim Reformu Girişimi (ERG) tarafından, çocukların eğitim süreç ve ortamındaki hakları ile ilgili yasal çerçevenin iyileştirilmesi amacıyla yürütülen Eğitimde Haklar Projesi kapsamında iki yıldır birlikte çalışan 14 kuruluş tarafından hazırlanan “Eğitimde Haklar Bildirgesi”, dün Sabancı Üniversitesi Karaköy İletişim Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında açıklandı.
ERG Koordinatör Yardımcısı Batuhan Aydagül, eğitim hakkının sadece “ilköğretime kayda” indirgenemeyeceğini ifade etti. Bildirgeye beş ayrı belge daha eşlik ediyor. İmzacı kuruluşlar, bu belgelerde, Türkiye için öncelikli beş konuda mevzuata ilişkin değerlendirmelerini aktarıyor, TBMM ve Milli Eğitim Bakanlığı’na kapsamlı mevzuat değişikliği önerileri sunuyor.
‘ÖĞRENCİLERİN YARISI ŞİDDETE UĞRUYOR’
Aydagül’ün verdigi bilgilere göre, öğrencilerin yüzde 49.4’ü okul ve çevresinde “fiziksel şiddet”e uğradıklarını belirtiyor. Sözel şiddet ile karşılaşılan yerler arasında tüm öğrenciler için ilk sırada okul ve çevresi geliyor. Eğitimde bedensel ceza doğrudan yasaklanmıyor; hükümler yeterli caydırıcılıkta değil, şiddetin her türü yasaklanmıyor.
Eğitim mevzuatındaki düzenlemelerin önemli bir bölümü yaptırıma bağlanmamış ya da mevcut yaptırımlar ihlali önleyecek ölçüde caydırıcı değil. Örneğin, bir ilköğretim okulunda müdür olarak görev yapan ve öğrencilere şiddet uyguladığı yapılan soruşturma ile saptanan kişiye, idarecilik görevinden alınarak başka bir okula öğretmen olarak atanma cezası verilmiş ve bu ceza Danıştay’ın 2005 tarihli kararıyla hukuka uygun bulunmuyor.
ERG Proje Uzmanı Işık Tüzün, mevzuata ilişkin bulgulardan da bazı örnekler verdi: “Bir hakkı mevzuat yoluyla güvence altına almak için hak sahiplerine yeterli hak arama yolları sunulması gerekiyor. Ancak, yaptırıma bağlanmayan düzenlemeler ve caydırıcı olmayan yaptırımlar ile zahmetli, masraflı, karmaşık hak arama yolları var. Çocukların bireysel farklılık ve gereksinimlerinin dikkate alınması mevzuatta yeterince bulunmayan bir bakış açısı, çocukların kendilerini ilgilendiren tüm kararlara katılım hakkıyla ilgili düzenlemeler yok denecek kadar az. Çocukların eğitim ile ilgili haklardan eşit yararlanması için düzenlemelerin hem farklı gruplar için hem de eğitim süreçlerindeki haklar bakımından daha kapsayıcı hale gelmesi gerekiyor. Sağlık eğitimi, cinsel sağlık eğitimi, okul çevresine ilişkin düzenlemeler açısından daha gelişmiş ve bütüncül bir ‘okul sağlığı politikası’na gereksinim var. Eğitimde bedensel ceza doğrudan yasaklanmıyor, şiddet konusunda hükümler yeterli caydırıcılıkta değil, mevzuat şiddetin her türünü kapsamıyor.”
Cumhuriyet 15 Eki. 09