Çağdaş Eğitim Vakfı : ÇEV
 
Okunası Kitaplar
Özerklik dersi verdi
Yazdır Bu yazıyı arkadaşıma gönder!

AÜ Rektörü, Gül’ün de katıldığı törende, iktidarın üniversitelere bakışını eleştirdi

Özerklik dersi verdi

Ankara Üniversitesi’nde akademik yıl açılışı töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Cemal Taluğ, “Türkiye’de iktidarların üniversite ile ilişkilerinin genellikle sağlıklı olmamasının nedeni, kendileri gibi düşünen ve sürekli kendilerini onaylayan bir üniversite talep etmeleri olmuştur. Oysa kendisini tümüyle iktidarın yanında konumlayan bir üniversitenin iktidara da, topluma da katacağı bir şey yoktur. Üniversiteler siyasi iktidarlarla uyumlu olmak zorunda değildirler’’ dedi.

ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Ankara Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ, siyasi iktidarların üniversite ile ilişkilerinin sağlıklı olmamasının nedeninin kendileri gibi düşünen ve sürekli kendilerini onaylayan bir üniversite talep etmelerinden kaynaklandığını belirtti.

AÜ’de 2009-2010 akademik yılının başlaması dolayısıyla dün tören düzenlendi. AÜ Tıp Fakültesi Morfoloji Binası’nda düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, AÜ Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.

Tören öncesinde tıp fakültesinin önündeki yolda Türkiye Gençlik Birliği üyesi bir grup öğrenci Gül’ü protesto etmek istedi. Çevrede bulunan çok sayıda polis öğrencileri ablukaya alarak öğrencilerin eylem yapmalarına izin vermedi.

Tören Gül’ün salona gelmesiyle başladı. Törende Şef Rengin Gökmen’in yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) bir dinleti sundu. Dinletinin ardından Öğrenci Konseyi Başkanı Emre Ertem, AÜ’nün hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmadığını belirterek “Üniversitelerde siyasetin çığırtkanlığının değil, biliminin yapılmasından yanayız” dedi.

Rektör Prof. Dr. Cemal Taluğ yaptığı konuşmada, AÜ’de son dönemde yapılan akademik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Konuşmasında kontenjan artışları nedeniyle YÖK’ü isim vermeden eleştiren Taluğ, şunları kaydetti: “Üniversitemizin öğrenci kontenjanı son beş yılda 5 bin 459’dan 8 bin 760’a yükselmiştir. Ama aynı süre içinde öğrenci sayımız yüzde 60 artarken, öğretim üyesi sayımız yüzde 1, idari personel sayımız ise yüzde 10 azalmıştır. Yine bu dönemde yıllara göre bütçe rakamlarımız da hiç parlak değildir.”

Taluğ, üniversite özerkliğinin genişletilmesi konusunda da beklenen adımların hâlâ atılamamış olmasının yükseköğretim sisteminin dinamizm kazanmasını engellediğini belirtti.

Bilimsel özgürlüğün ve akademik özerkliğin eksik olduğu merkeziyetçi yapılarda yaratıcılığın ve yenilikçiliğin tam anlamıyla yeşeremeyeceğini anlatan Taluğ, şunları dile getirdi:

“Türkiye’de iktidarların üniversite ile ilişkilerinin genellikle sağlıklı olmamasının nedeni, kendileri gibi düşünen ve sürekli kendilerini onaylayan bir üniversite talep etmeleri olmuştur. Oysa kendisini tümüyle iktidarın yanında konumlayan bir üniversitenin iktidara da, topluma da katacağı bir şey yoktur. Üniversiteler siyasi iktidarlarla uyumlu olmak zorunda değildirler. Bu beklenmemelidir. Üniversiteler özgür düşünce alanlarıdır. Üniversiteler politika aracı değillerdir. Bir gelecek tasarım aracıdır.”

Cumhurbaşkanı Gül de konuşmasında üniversitelerden büyük beklentileri olduğunu belirttti. Siyaset, günlük meseleler ile ülke meselelerinin üniversitelerin konuları olduğunu belirten Gül, şunları dile getirdi: “Üniversiteler bunlarla hiç uğraşmasın dediğimizde, o zaman totaliter, otoriter ülkelerdeki üniversitelere dönüşür. Buradaki sınır şudur: Üniversiteler tabii ki ülke meseleleriyle yakından ilgileneceklerdir. Siyasetin içine girerek değil, konjonktürlü siyasetin içine girerek değil, daha yukarı perdeden siyaset yapmalıdır. Daha büyük resmi görmelidir ki söyledikleri dikkate alınsın.”

Cumhuriyet 6 Eki. 09




Proje Öneri Formu